İLGİLİ KONULAR
CHP Mv. Sayın Ahmet AKIN ve CHP İl Yönetimi Derneğimizi Ziyaret Etti
Üye Ziyaretleri
İSO İkinci 500 Listeleri Açıklandı
Üye Ziyaretleri
Geleneksel Mangal Partimiz
Üye Ziyaretleri
Üye Ziyaretleri
İl Emniyet Müdürümüz Sayın Cengiz ZEYBEK Derneğimizi Ziyaret Etti
Geleneksel İftar Yemeğimiz
Protokol Ziyaretleri

Kaplumbağa Terbiyecisinin Sırrı

     

Kaplumbağa terbiyecisinin sırrı konulu eğitim seminerimiz geçtiğimiz gün üyelerimizin de katılımlarıyla Karesi Avm toplantı salonunda gerçekleştirildi.

İzgören Akademi Eğitmenlerinden Sayın Umut SAV gerçekleştirdiği sunumuyla ünlü sanat ve devlet adamı Osman Hamdı Bey’ in liderlik ve yöneticiliğe dair ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun içine gizlediği ipuçlarını misafirlerimiz ile paylaştı.

Şu an Pera müzesinde sergilenen ve iki orjinali bulunan tablonun hikâyesini anlatan Sayın Umut SAV ilk başlarda Kaplumbağalı Adam sonrasında Kaplumbağa ve Adam olan tablonun son olarak, şuan ki ve herkes tarafından bilinen ismini aldığını belirterek;“ Tabloyu biraz daha derinlemesine inceleyecek olursak, öncelikle sırtındaki kabuktan başlayalım, nakkare olduğu söylenen bu kabuğun dervişin sırtında ne işi var, sorusuna cevap olarak, Ey insan! Ey hoca! Birilerine bir şey söylerken onların yerine kendini koyabiliyor musun, empati yeteneğin var mı?,Bana böyle davranılsaydı ben ne yapardım sorusunun kendimize  sormamız gerektiğini belirtiyor. Dervişin başındaki sarık kendi kefeni, yani her gün ölümü başının üstünde taşıyor. Kırmızıya yakın turuncu renkteki bez gücü simgeliyor, onun üzerindeki sarı tülbent ise merhameti. Buradaki mesaj hayatımızın son günüymüş gibi yaşayabiliyor muyuz? Bugün son günün olsaydı yapman gerekenleri yine yapar mıydın? oluyor. Odanın içindeki mavi çiniler ferahlık belirtisi, okyanusa benzetildiği için huzur ve güven veriyor. Güven yoksa kaplumbağalar kabuklarına çekilirler, yani hayatta önce güveni tahsis etmek lazım. Güven denilen şey yapması zor yıkması kolay olan bir şeydir.” dedi.

Dervişin üstündeki kaptanın nar çiçeği rengi oluşunun bilgiden kaynaklanan güç olduğunu dile getiren Sayın Umut SAV; “Bir grubun ortasında dimdik durabiliyorsan bu soyadından, çevrenden ve unvanından değil senin kişiliğinden ve yaptıklarından kaynaklanmalıdır. Kaplumbağaların önündeki yapraklar ödül olduğunu belirtiyor, ödül varsa ceza da var demektir. Kime nasıl yaklaşılacağını bilmek gerekir.

Sopanın dervişin boynunda asılı olması ise sopa kendine yakın olsun, önce kendine bak ceza sana yakın, ödül çevrendekilere yakın olsun. Hafif öne eğik duran dervişin mütevazi olduğunu anlıyoruz. Elindeki neyi üflediğinde ise içindekileri dile getirdiğini anlatmaya çalışıyor. Tabloda görülen pencerenin aşağıda olmasının nedeni ise, sistemi kendin için değil birlikte çalıştığın insanlar için yapmalısın demek olduğunu, dervişin yüzünü ışığa çevirmesinin liderlik vasıflarına sahip olan insanlar için gelişime, geleceğe bakmak olduğunu bu sayede gölgesinin birlikte olduğu insanların üzerine asla düşmeyeceğini anlatmaktadır.Ve son olarak da tablonun en üst kısmında üç kelimelik “Kalplerin şifası sevgidir” yazısı bulunmakta ve bununla ünlü ressam sevginin her şeyden üstün olduğunu anlatmaktadır. “ dedi.

            Birer yıl arayla (1906-1907)yapılan ünlü tablonun iki örneğinde gözle görülen farkların olduğunu belirten Sayın Umut SAV; “ Öncelikle dervişin sırtındaki kabuk büyümüş, insan yükü artmış. Kaftanın rengi koyulaşmış, güç ile birlikte bilgelikte artmış. İlk tabloda 5 ikinci tabloda ise 6 kaplumbağa var, kaplumbağalar yaprakları yemek için geliyorlar yani isten çıkarı olanlar etrafınızda toplanıyor. Oda daha da yıkık dökük bir hal almış, kemerli yapı kaybolmuş, yani bizler yenilik yapmayı sevmiyoruz, kolaya kaçıyoruz. İkinci tabloda aydınlığın içine konulmuş bir testi var, testide su var, bu demek oluyor ki; bir yerde su varsa hayatta var demektir. Son olarak da dervişin sarığı beyaz renkte, bu da ölüm yaklaşmış demektir. YaniHayat varsa, her şeye rağmen umut var demektir. “ dedi.

Bilmek Başka, Bulmak Başka, Olmak Başka !

            Liderlik konusunu tablonun içinde yer alan diğer figürlerle özleştirerek anlatan Sayın Umut SAV,  hayattaki başarının aşamalarını anlatırken; cahillik, çıraklık, kalfalık ve ustalık olarak nitelendirilen bu basamakların farkındalık, sabır, azim ve çalışılarak çıkılabileceğini ancak gelinen noktada öğrenilen şeylerin birlikte yol aldığınız kişilerle paylaşılması gerektiğini vurguladı. Eğer iyi birer lider ve yönetici olmak istiyorsanız, önce güven verin, öğreten olmayı tercih edin, hataların yaşanılan zaman içinde sürekli var olduğunu kabullenin. Unutmayın ki; İnsanlar en çok çırakken vazgeçer ve insanlar en çok ustayken hata yaparlar, dedi.

Sayın Umut SAV, liderlik ve yöneticiliğe ait vasıfların nasıl olması gerektiğini seminerimize katılan misafirlerimizle birlikte canlandırdığı örneklerle anlatarak katılımcıların eğlenceli ve hoş vakit geçirmelerini sağladı.

  Dernek Tüzüğü | Misyon & Vizyonumuz | Tarihçemiz  | Komisyonlar | Üyelik İşlemleri |  Faydalı Linkler | İletişim


Web Tasarım: Özgüweb - 2014 www.bagiad.org.tr Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.